BodyTR Forumu

BodyTR Forumu

Zinde Türkiye (ZT) dergisine bağlı bulunan tartışma, sohbet ve paylaşım alanı. Dergiyi okumak için lütfen www.bodytr.com adresini ziyaret ediniz.
Sistem saati: 19 May 2012, 12:25

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 05 Mar 2010, 03:04 
Çevrimdışı
Karluk
Yaş: 25
Konum: Gönüllerdeyim...
Kayıt: 21 Oca 2010, 02:12
İleti: 1815
Beslenme Bülteni sitesine abone olduğum için, bu sitede yayınlanan yeni yazıların haberi e-postama geliyor. Son gelen haber sonucu okuduğum yazıya bir yorum yapmak istedim ama yapamadım. Konuyu sizlerle tartışmak istiyorum, biraz sivri bir yazı evet ama hak verdiğim yerleri var. Yine de "tamamen katılmam" mümkün değil, eleştiriyorum ve sebebi sivriliği değil, lütfen bir göz atın: http://beslenmebulteni.com/besin/index. ... Itemid=480

Bunun üzerine yorum yapamadığım için, sitenin "İletişim" kısmından aşağıdaki yazıyı yolladım. Yazı, özel olmadığı için sizlerle paylaşmakta bir beis görmüyorum.


"Değerli Hocam,

Sitenizde yazılan son yazıyı bir kez okudum, bilahare irdelemek istiyorum. Şahsen interval ve ağırlık antrenmanlarına yatkın olup bu antrenmanları sevsem dahi, yüzlerce yıllık geçmişi olan "aerobik" antrenman ve sporların böyle şiddetle ve hatta yanıltıcı olabilecek biçimde eleştirilmesini doğru bulmuyorum. Duyduğuma göre yakın zamanda Norveç'te yapılan bir araştırmada, haftada 15-20 dakika interval egzersizin, bir haftalık aerobik egzersize bedel olduğu "kanıtlanmış".

Fakat, Taş Devri Diyeti'nden yola çıkarak bir Taş Devri Egzersizi yaratmak ne kadar makuldür? Daha doğrusu, bunu yaparken aerobik egzersizler "yeterince ve bilimsel" olarak incelenmiş midir?

Madem Taş Devri'ne gideceğiz -ki bu dönemde nasıl yaşadığımız genellikle "varsayımlardan" ibaret- o halde "Göçlerden" ve "Sürekli hareket gerektiren birtakım işler"den de bahsedilsin.

Aerobik egzersizlerin savunucusu değilim fakat böyle peşin fikirlerle eleştirilmesine ve insanların bu antrenmanlardan korkmasının sağlanmasına karşıyım.

İnterval antrenmanı, spor geçmişi olmayan birine yaptıramazsınız. Yaptırırsınız ama o kişiyi riske de sokmuş olursunuz. Kaldı ki bu tip antrenmanlar için yine "aerobik egzersiz" ilkelerine göre kalbi belirli bir atım sayısının altına düşürmemek gerekiyor diye biliyorum. Yani, ciddi bir interval antrenman aynı zamanda "aerobiktir", ağırlık antrenmanları biraz farklı.

Aerobik antrenmanları, interval antrenmana geçiş için kullanmak yahut ağırlık çalışmalarıyla "makul derecede" birleştirmek daha doğru değil midir?

Biz çok gördük iki adım atınca nefesi kesilen "badicileri".

Lütfen sitenizi yorumlara açtırın,
Saygılarımla Hocam."

Değerli Bodytrciler, konuya katkılarınızı bekliyorum. Bir tartışmak başlatmak için, kendi görüşlerimi kısaca sizlerle de paylaştım.

_________________
Forum Kuralları
Forumu Kolay Takip Etme Kılavuzu
Dailymotion Videolarını İzlemek İçin

Resim

http://www.facebook.com/bodytr.fitness
http://twitter.com/#!/BodyTR


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 05 Mar 2010, 23:48 
Çevrimdışı
fitnessist
Yaş: 26
Kayıt: 14 Şub 2010, 23:48
İleti: 85
Alıntı:
Düşük düzey aerobik egzersizlerin yararları(yürüyüş, hiking, yüzme, bisiklet, vs):

• Kılcal damar yoğunluk ve kalitesini arttırmak
• Mitokondri işleyişini daha etkin hale getirmek
• Yağ yakım ve taşınma enzimlerini harekete geçirmek
• Daha eğlenceli ve sosyal bir egzersiz türü olması

İnterval ve Ağırlık egzersizlerinin yararları:

• Kas dokusunun güçlenmesi
• Aerobik kapasiteyi arttırmak
• Mitokondri işleyişini daha etkin hale getirmek
• İnsülin hassasiyetini arttırmak
• Egzersiz-Sonrası Oksijen Tüketimi’ni arttırmak yoluyla yağ yakımını hızlandırmak
• Büyüme hormonunu arttırmak suretiyle yağ yakımını hızlandırmak

Yüksek düzey aerobik egzersizlerinin zararları (koşu, jogging, spinning, vs.):

• Çok fazla karbonhidrat gerektirmesi
• Bunun sonucu olarak insülin dengesini bozması
• Verimli yağ yakımı metabolizmasına zarar vermesi
• Stres hormonu kortizolü arttırması
• Sistemik enflamasyonu arttırması
• Serbest radikaller üretimini yükseltmek yolu ile oksidatif zararı artırması
• Bacak eklemlerine aşırı derecede baskı yüklemesi
• Fena halde sıkıcı olması


Koşu ve jogging'i kötülemesi hoşuna gitmemiş senin anlaşılan Karluk :D

Ne yalan söyliyeyim, benim antreman anlayışıma yakın bir sistemmiş bu taş devri sporu.

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 06 Mar 2010, 00:29 
Çevrimdışı
Yaş: 32
Kayıt: 05 Mar 2010, 23:21
İleti: 57
Yorumcunun eleştirilerinin belli kısımlarına katılmakla birlikte bence sert bir eleştiri olmuş. Öncelikle aerobik çalışmalar konusunda hala eski kafalı olduğumu söylemeliyim. Ama interval çalışmalarını yaptığımda doğrusu hem daha fazla ter atıyorum hem de mental olarak daha az sıkıcı buluyorum. Zaten yazıda da eski sistem sabit koşulara "tu, kaka" dememiş... Yazının sonunda sistemlerin iyi ve kötü yanlarını yazmış. Bence çok yanlı bir bakış açısıyla yazılmış bir yazı değil.

Sonuç olarak yorumcunun dediği gibi spora yeni başlayan bir insanın direkt interval antrenman yapması bence de doğru değil öncelikle "taş devri aerobik" sistem çalışması (mutlaka faydalı nabız atım sayısında olmalı) daha uygun olur. Ama bu sistemde anabolik adaptasyon sağlandıktan sonra artık eski sistem aerobik sabit egzersiz sadece ısınma ve soğumalarda kullanılsa, ana setlerde ise intervaller yapılsa sanki çok daha faydalı olur gibime geliyor... Tabi sadece gibime geliyor... :) Siz konusunda uzman kişiler bu konuda görüş bildirebilirseniz doğruyu bulabiliriz...

Saygılarımla...

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 06 Mar 2010, 01:50 
Çevrimdışı
Karluk
Yaş: 25
Konum: Gönüllerdeyim...
Kayıt: 21 Oca 2010, 02:12
İleti: 1815
:) Valla ben "Sen bir Enkazsın" programına bile intervali koydum ve sık sık" hızlı koşma"yı önerdim, hatta hızlı koşma hakkında ayrı bir yazım bile var, inanmayan girsin siteye :P

Ben bu yazıda yazanlara "tamamen karşı" falan değilim, aksine, benim de antrenman âdetlerime uygun. Fakat koşuya biraz haksızlık edildiğini düşünüyorum, daha detaylı bir açıklama yapılmalıydı. Altuğ Bey de buraya gelerek bir açıklama yapabilir. Burada Burak Bey var, yüzme konusunda aramıza yeni katılan Cenk Bey var, bizler varız (hani biz de pek boş değilizdir ha :P)...

Ahmet Aydın Hoca, zaten TV'den görmüşseniz sezmişsinizdir, mütevazı bir insan, gerçek bir bilim adamı. Ben Hoca'nın verdiği mücadele kadar ondaki mütevaziliği de tabiricaizse hayranım. Yukarıdaki mesajıma yanıt vererek "Beslenme Bülteni Forumlarını" kullanmamı salık vermiş fakat siteye aylardır üye olmama rağmen nedense bir tülrü giremedim, sistem hatası aldım durdum... Ben de o foruma yazacağımı yine buraya yazmak durumundayım:

(...) Doğada tek bir aktivite bile yoktur ki bu tür bir efor gerektirsin. (...)
"Doğa" derken kastedilen nedir? Mesela antiloplar da dâhil midir?
"Sadece insanları ele alsak bile, insanlar en basitinden 'göç' gibi aktivitelerde uzun yürüyüşler yapmamışlar mıdır?" diyecek olduğumuzda, yazının "yürüyüşe olur verip uzun sayılabilecek koşuları adeta yasakladığını görüyoruz. Fakat TD insanlarının uzun süreli sayılabilecek koşu yapmadığı ne malumdur? Hangimiz bir TD yaşadık ki o devrin yaşam tarzını iyice bilebilelim? Kaldı ki, bir yere hızlı gitmenin en iyi yolu koşmaktır, gideceğinzi yer yakın mesafede değilse de "hafif tempo" koşmak zorundasınızdır. Allah aşkına, TD insanlarının nasıl yaşadıklarını nereden biliyoruz? Ben demiyorum "deli gibi uzun uzun koşalım", ama kantarın topuzunu kaçırmış gibi de yazmak insanların kafasını karıştıracaktır.

(...) –hele bir de, genelde tavsiye edildiği gibi yüksek düzeyde rafine karbonhidratlarla desteklendiğinde- (...)
Rafine karbonhidratlarla destekleyenler kimlerdir?

Yazıda "Düşük" ve "Yüksek" düzey aerobik egzersizlerden bahsedilmiştir, "düşük"ü anladık ama "yüksek" olanlar hangileridir, bu nasıl bir genellemedir? "Yüzme ve bisiklet" düşük düzey olurken "hafif tempo uzun koşu" yahut "kürek" nasıl olup da "yüksek düzey" olmaktadır. Belirleyici etmen nedir?

İnterval ve Ağırlık egzersizlerin "yararları" kadar muhtemel zararları da (yani riskleri) yok mudur? Neden bunlardan bahsedilmemiş?

Ben, uzun süreli koşuların şiddetli bir taraftarı değilim, tam aksine ağırlık ve interval egzersizlere taraftarım. Fakat antrene olmayan bir insan nasıl olup da "interval" çalışabilecektir? Antrene olmayan birine bunu yaptırmayı denediniz mi? İşte bu sebepten ben, öncelikle "yüksek düzey aerobik egzersizleri" bir geçiş olarak kullanmayı daha doğru buluyorum.

Yakın zamanda Norveç'te yapıldığı söylenen bir araştırmada, haftada bir defa 15-20 dakika interval egzersizin, uzun süreli aerboik antrenmanlardna daha yararlı olduğu "kanıtlanmış". Şahsen de bunu iyi anlıyorum, çünkü interval antrenmanın yaşattığı aerobik kapasite yükselmesini çok iyi biliyorum: Muazzam.

Fakat benim bildiğim interval antrenmanda, kalp, belirli bir atım yüzdesinin altında atmamalıdır ve ara ara maksimal atış sayısına yaklaşmalıdır. Durum böyle olunca da, kişinin öncelikle "koşuyla" ya da başka bir şekilde, aerobik kapasitesini arttırması gerekmektedir. Başlangıç seviyesi için interval antrenmanlar yapılabileceğini hiç sanmıyorum, denemesi bedava, tabii deneyebilecek kadar sağlam adam bulunursa.
Ayrıca, günümüzdeki pek çok sporda (başta futbol) bahsi geçen yüksek düzeyde aerobik antrenmanlar yapılmaktadır. Bu sporlar yasaklanmalı mı yoksa belirli bir yaştan sonra yaptırılmamalı mı?

Bana kalırsa, yüksek düzey aerobik egzersizler "geçiş" için mükemmeldir.
Sonuçta ise interval ve ağırlık egzersizleri daha iyidir, ancak bunların "daha iyi"liği bu yazıdaki gibi "biraz eksik" olarak anlatılmamalıydı, diye düşünüyorum.

Yüksek düzey aerobik antrenmanları yapan insanların antrenman esnasında öldüklerini ilk kez duymadık, örneğin rahmetli Prof. Dr. Yaşar Sevim ve sizin yazınızda bahsettiğiniz kişi... faka tbir de bu antrenmanlarla adeta hayata tutunanlara ne demeli? Örneğin Dick Hoyt?

Aklıma, Arnold Schwarzenegger'e "steroid kullandığı için öleceğini" söyleyen doktorların, Arnold'un açtığı dava sonucu "tazminata mahkûm edilmesi" geliyor. Arnold, kalp hastalığının "doğuştan" olduğu için, açtığı davayı kazanmıştı. İşte bunun gibi, uzun süreli koşuları savunan birinin, hem de koşu sırasında ölmesi nasıl koşuya bağlanmaktadır? Bakın, sağlıklı yaşamaya özen gösteren biri erken ölüp gidebilir, aynı şekilde sigara içki içen ve hareketsiz yaşayan bir obez 80'ine kadar yaşayabilir, bunlar neyi göstermektedir? Uzun süreli koşularla "bilimsel" olarak nasıl bağdaştırılmaktadır, bu bilginin bu yazıdaki "amacı" nedir?

Yine aklıma, (nefes nefese kaldıkları için) basketbol maçı bile yapamadığımız "badiciler" geliyor. Bu kişiler nasıl olup da bir sabah kalktıklarında aniden interval antrenmana başlayabileceklerdir?

Ben koşu bandı gibi zımbırtılara karşıyım ve mecbur kalınmadıkça kesinlikle kullanılmamasını istiyorum, fakat doğada yapılan ve bizi interval antrenmanalra hazırlayan ve yaşımız, sağlığımız uygunsa 30-40 dakikalık koşu antrenmanlarına da taraftarım.

_________________
Forum Kuralları
Forumu Kolay Takip Etme Kılavuzu
Dailymotion Videolarını İzlemek İçin

Resim

http://www.facebook.com/bodytr.fitness
http://twitter.com/#!/BodyTR


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 06 Mar 2010, 04:10 
Çevrimdışı
HeavyDuty
Yaş: 23
Kayıt: 09 Şub 2010, 04:17
İleti: 339
"Doğada tek bir aktivite bile yoktur ki bu tür bir efor gerektirsin. "

Bana göre burada söylenmek istenen doğada her canlı gerektiği gibi hareket eder bunun dışına çıkmaz ki bu doğrudur hak veriyorum. Fakat insan farklıdır. Dünya'da düşünebilen düşündüğünü yapabilen ve geliştirebilen tek canlı türü insandır. Böyle bir tür doğal olarak fiziksel aktivitelerini de farklı koşullarda farklı amaçlar doğrultusunda farklı şekillerde kullanabilir ve kullanmıştır da sınırlandırılamaz. Fiziksel durumuna aykırı şeyler yapıyor olsa da amaca ulaşma duygusu insanın en temel özelliklerindendir. Karluk'un dediği gibi bir yere daha hızlı gitmek için koşmayı sadece insan akıl edebilir. Diğer canlı türleri ise sadece tehlike durumlarında koşarlar. (Koşmak insan fiziğine aykırıdır demiyorum, demek istediğim insan fiziksel aktivitelerini düşüncesi doğrultusunda tayin eder.)

Ayrıca taş devri olayı bana mantıklı gelmiyor. Yani "M.Ö. 100000-M.Ö. 6000" arası bir devir söz konusu ve bunun içerisinde bir çok bölümü var... Hangi zaman diliminden bahsediliyor bilmiyorum fakat o zaman ki insan ve bu zaman ki insan arasında gerçekten farklılıklar var. M.Ö 100000'lerden bahsediliyorsa ve o zaman ki insanların aktiviteleri bugünün insanına uygundur deniliyorsa burada büyük bir sıkıntı olur ve insanın kökenine inme mevzusu doğar ki hiç iç açıcı olmaz genellikle tartışmalar. :) Ben öncelikle tarih aralığının hocamıza sorulması gerektiğini düşünüyorum..

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 11 May 2010, 02:49 
Çevrimdışı
Yaş: 36
Kayıt: 23 Mar 2010, 14:51
İleti: 4
Guzel bir tartisma olmus, hasbel kader ben de bildiklerimi eklemek istedim...

Konu egzersiz olunca, kanimca en cok unutulan konu "NEDEN" konusu. Bir grup egzersizi, bir diger grup ile kiyaslarken, amaca ve adaptasyon tipine gore dusunmeliyiz. O nedenle Aerobik de, Interval de, Resistance da birbirine karsi ustun olamaz. Cunku FARKLI nedenlere ve FARKLI adaptasyonlara gore yapilmaktadirlar.

Ben de aerobik egzersizlere karsi degilim. Eger kisi belli bir kas gurubunda bilincli olarak aerobik (oksijen varliginda) kapasite arttirisi yaptirmak istiyor ve eylem ya da spor dalini "en verimli" haliyle yerine getirmek istiyor ise, elbette aerobik calismalari yapmak zorunda.

Ancak, eger amacimiz YAG YAKMAK ise, o zaman "adaptasyon olamama" ya da "verimsizlik" den soz ediyoruz demektir. Cunku eger siz belli bir kas grubunu belli bir aktivitede "verimli" ya da "adapte" hale getirirseniz, o zeki hucreleriniz her sekilde en verimli "yani en tembel" haliyle enerji kullanmasini ogrenir. Bu nedenle bence kitapta seslenilen kitle, belli bir spora ya da mesafeye ya da kas grubuna yonelerek verimlilik arttirmaya calisan bir kitle degil, TOMBUL PATATESLER ordusu olmaktadir. Cevremize soyle bir baktigimizda da bu ordunun suruyle askerinin cevrede dolastigini gormek mumkun.

Interval calismasi, spora buyuk bir yatkinlik ya da tecrube gerektirmeden patates surulerine gayet guzel indirgenebilir. Interval'in anlami, yuksek siddet ile dusuk siddet arasi gidis gelis demektir. Benim yuksek siddetim belki 16 kiloluk labutu basimin uzerinde cevirmek olabilirken, bir patates askerinin yuksek siddeti ise normalden biraz daha yuksek bir egimde hizli yuruyustur. Onemli olan kisinin herhangi bir kardiyovaskuler ya da solunum rahatsizliginin olmamasi ve bu siddetlerin onun seviyesine gore ayarlanmasidir.

Herhangi bir antrenmanin "aerobik" karakterde olabilmesi icin, "ayni kas guruplari" yani "ayni motor uniteleri" nin kullaniyor olmasi gerekir. O nedenle her interval calismasi aerobik degildir. Siz kas gruplarini degistirdiginiz anda o antrenman aerobik olmaktan cikar. Fonsiyonel gelisim isteyen bir kafes dovuscusu icin aerobik egzersizler kanimca "olum" sebebidir. Cunku kafes dovusunun ana amaci, her an degisebilecek saldiri yonu, saldiri teknigi, atak hizi, atak siddeti vb. kavramlara hazirlikli olabilmektir.

Yani kisacasi, konu "yag yakimi" ve "fonksiyonel hazirlik" oldugunda Tas Devri ve Spor yazisi ile ayni fikirdeyim. Ama genel kiyaslamaya karsiyim.

_________________
Resim
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 15 May 2010, 13:05 
Çevrimdışı
Yaş: 44
Kayıt: 20 Nis 2010, 14:46
İleti: 145
Nefis bir tartisma. Bir baslik altinda bir cok fikirden bahsedilmis. Hepsi de cok ilginc ve bence ayri ayri tartisilmali. Devamli duzeyde (steady state) aerobik antrenman ile interval aerobik antrenmanin karsilastirilmasi, adaptasyon, fonksiyonel veya "dogal" antrenman, aerobik antrenmanlarin guvenli sekilde yapilmasi, vs.

Interval aerobik antrenmanin ilk baslayanlara uygulanmamasi gerekliligi konusunda Karluk'a katiliyorum. Iki sebebi var bunun;
(1)Hamlik-formsuzluk: Ilk baslayanlarin aerobik formu cok dusuk oldugu icin devamli duzey antrenmanla hedeflenen nabiz araliginda bir sure form tutmalari bence daha dogru. Hem boylece antrenmani daha basit hale getirmis oluyoruz, hem de bireyi fazla zorlamiyoruz ki antrenmandan sogumasin (psikolojik). Tabii ki formsuz olan kalp-dolasim-akciger sistemleri de yavas yavas yola getiriyoruz.
(2)Beceri: Etrafinizda kosanlara dikkat ederseniz cogunlugun kosmayi bilmedigini gorebilirsiniz. Vucudunu dogru kullanan insanlar azinlikta maalesef. Yanlis-sallapati kosuldugu zaman bilek, diz, kalca, bel sakatligi olasiligi artiyor. Yurumek, hatta form tutuldukca yokus yukari yurumek daha guvenli.

Saircon'un bahsettigi yag yakmak icin verimsizlik meselesi de cok ilginc ve dogru. Kaslarimiza hukmetmeyi ogrendikce (adaptasyon) ayni hareket icin daha az enerji kullanmaya basliyoruz. Olimpik haltercilerin ayni kiloda kalarak yillar boyu guclenmeye devam etmeleri ornegindeki gibi. Yag yakmak icin israfli calismak daha verimli. Hep yapilan antrenmani degistirmek ve kaslara-sinir sistemine aliskin olmadigi hareketler vermek cok daha verimli. Boylece daha fazla enerji kullaniliyor ve vucut hep adapte olmaya calisiyor.

Herkese tesekkurler..

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 20 May 2010, 06:03 
Çevrimdışı
Yaş: 36
Kayıt: 23 Mar 2010, 14:51
İleti: 4
Ksiren,

Tas Devri Sporu kitabinda belirtilen interval calismalari, atletizm bransinda 400 metre kosan atletlerin yaptigi calismalar degildir. Burada interval calismasi ile anlatilmak istenen, "steady state" yani tek tempo olmayan butun calismalardir. O nedenle kisi kanepe patatesi dahi olsa, su uc sarta uydugu surece oncelikli bir aerobik hazirliga ihtiyac duymadan pasa pasa interval calismalariyla baslayabilir:

a) Kalp ve dolasim sistemi saglikli olmak
b) Idmani kisa tutmak
c) Tempoyu degiskenli tutmak

Burdan da goruldugu gibi kisi illaki kosmak zorunda degil interval faydasi almak icin. Direnc calismalariyla da bunu saglayabilir. Yeter ki onun "yuksek" temposu kendi seviyesine gore ayarlansin. Her insanin kendine gore "yuksek" temposu ayri ayridir. Bunun icin de en guzel iki ayarlama kriteri 1. Nefes 2. Hareket Formu'dur.

Benim yaptirdigim interval orneklerinden birisi kurek cekme mesela. Sadece dort dakika suruyor. Ogrenci bir dakika orta tempo kurek cekiyor, aralarda kalkip yaklasik iki dakika yuruyor. Net yukleme 4 dakika. Ancak aldigi yag yakimi ve kardiyovaskuler fayda 60 dakikalik sabit tempo yurumeye bedel. Cunku 4 dakikalik surede yaktigi yag degil, bu calismayi takiben suren 48 saatlik yag yakimi cok daha onemli.

Benzer bir ornek direnc calismalariyla da yapilabilir. Istasyon calismasi mesela buna cok guzel bir ornek. Yukarida bahsettigim 3 temel kurala sadik kalindiktan sonra ve nefes ile form iyi gozlemlendikten sonra yeni baslayan bir birey dahi gayet guzel interval ile baslayabilir. Soyle dusunursek durustan birden otobusu yakalamak icin gunluk hayatinda depar atan bir orta yasli, belki de benim bahsettigim bir interval calismasindan cok daha fazla riske giriyor gunluk hayatta. Ya da kaldirimdan ayagi kayinca birden kendini toparlamak icin hamle ederek kendini yakalayan bir yasli, nabzini cok daha farkli araliklarda tempolayabiliyor. O zaman bunun kontrollu bir ortamda ve bir zamana yayili sekilde tempo degisimiyle calistirilmasi kanimca daha tehlikeli olamaz.

Yorumlarin icin tesekkurler.

_________________
Resim
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 22 May 2010, 11:00 
Çevrimdışı
Yaş: 44
Kayıt: 20 Nis 2010, 14:46
İleti: 145
Cok dogru. Interval'den bahsedince insanin aklina hep hizla kosmak-yurumek tipi antrenmanlar geliyor. Halbuki ilk baslayan ve formsuz bireylerde bunu hizli ve yavas yurumek olarak yapmak mumkun.

Benim anladigim kadariyla maksat zaten yapilan aktivite degil nabiz sayisinin belli sayilara cikarilmasi. Formsuz insanlarda bu daha dusuk siddetteki antrenmanla mumkun. Vucut forma girdikce ayni nabiz sayisina erismek icin siddeti arttirmak lazim. Yukarida bahsettigim 2 problem bununla baglantili.

(1)Ilk baslayan formsuz bireylerin steady state yani tek tempo antrenmanla hedef nabiz sayisinda calismalari icin hizli yurumeleri yeterli olabilir. Bu bireyler antrenmana aliskin olmadiklari icin, eger interval tipi calisirlarsa (daha yuksek nabiz sayisi) bir anda cok zorlanabilirler. Bu zorlanmayi saglik problemi olarak gormuyorum. Daha cok psikolojik olarak bu limitte -kisa sure bile olsa- calismaya hazir olmayabilirler. Bence, ilk baslayanlar yavas yavas siddet arttirirlarsa antrenmana devam etme ihtimalleri daha artacaktir. Tabii ki yaniliyor olabilirim.

(2)Bireyler forma girdikce uygulanmasi gerekli olan siddet artiyor. Bu durumda form bozukluklari onem kazaniyor. Interval calisan formda bir insan eger kosmasini iyi bilmiyorsa, daha once bahsettigim eklem problemleri gorulebilir.

Bu 2 olasi problemi onlemek icin tek tempo calismak bazi bireyler icin daha mantikli olabilir.

_________________
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 23 May 2010, 02:37 
Çevrimdışı
Yaş: 36
Kayıt: 23 Mar 2010, 14:51
İleti: 4
1) Yazimda da soyledigim gibi eger birden nabiz artmasi bir sorun teskil ediyor ise, otobusu de kacirmayalim, televolede stresli bir mac yorumu da dinlemeyelim, cinsel iliskiden de kacinalim diyorum.

2) Yine yazimda da soyledigim gibi bu sorun eger interval sadece kosu ile yapiliyor olsaydi gecerli olurdu. Nabzi arttirmak icin kontrollu ve nefesli suruyle method var. Bu sorun sadece ve sadece egzersiz dagarcigi kucuk ve kendi nefes durumunu yorumlamayi bilmeyen bireyler icin gecerli olabilir.

Tesekkurler.

_________________
Resim
Resim


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 02 Haz 2010, 00:41 
Çevrimdışı
Yaş: 32
Kayıt: 01 Haz 2010, 23:48
İleti: 1
Merhabalar,
İlşad Bey'in bahsettiği yazıyı yazan kişi benim. Ancak bugün bu entrynin bu kadar yazışmaya sahne olduğunu farkettim ve bir yanıt vermememin -en hafif ifadesi ile- özensizlik ve bu kadar yazı yazan insanı yoksaymak olacağı kaygısı ile foruma kaydoldum.
Tüketici bir okuma yapacak değilim ama sadece bazı noktaları belirlemek istiyorum.

1) Bu tür yazılar, en nihayetinde, yazarının sübjektif görüş ve tercihlerini yansıtan yazılardır.
2) Sanıyorum buradaki herkesin malumudur ki, paleolitik diyet ve yaşam tarzı bizim toplumumuz için yeni bir olgu. Bu konuda, ve bunu konu eden bir sitede yazılacak ilk egzersiz yazıların da -haliyle- sitenin temel bağlamıyla bir parallellik arzetmesi gerekir. Mesleki seçimim olan Fitness antrenörlüğünü ya da hayat/hobi seçimim olan powerliftingi konu edecek olsaydım, tabi ki, bu yazının gidişatı başka bir yöne kayardı.
3) Hiç şüphesiz paleolitik atalarımızın bugün burada olsalar yazdıklarımı yapacaklarını kesin olarak söylemek mümkün değildir, lakin temel antropolojik bulgular dediklerimin tersi yönde birşeylere işaret etmiyor.
4) Interval illa mutlak anlamda sert egzersizleri içerecek diye bir kaide yoktur. Öznel bir skalada, 1 ölçü sert, 1-2 ölçü mutedil tempoda yapılan herşey temelde interval kapsamına girer.
5) "Sivri" pek hoş ve zarif bir tanımlama değildir.
6) Forumlar ve onların düzeysizliği hakkındaki tüm önyargılarıma rağmen bu sitedeki forumun gayet düzeyli ve kaliteli olduğunu teslim etmem gerek.

Bu denli geç bir yanıt için(son entry tarihi 23 mart) kusuruma bakmayacağınızı umuyorum.

Sağlıkla kalın.

Altuğ DURAL


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Taş Devri Sporu (!)
İletiTarih: 05 Haz 2010, 13:51 
Çevrimdışı
Karluk
Yaş: 25
Konum: Gönüllerdeyim...
Kayıt: 21 Oca 2010, 02:12
İleti: 1815
Altuğ foruma hoşgeldin (foruma gelenlerle "siz'li biz'li" konuşmamak gibi bir ilkem var, anlayış göstereceğini düşünüyorum),

Bu başlığa, ilgili yazının sahibi olarak katkıda bulunman iyi oldu, zira bu tartışmalar her halde farklı görüş sahiplerinin kendilerini geliştirmesine katkıda bulunuyor.
Ben şimdi senin maddelerinize yine maddeler hâlinde cevap vermek istiyorum:

1) Elbette öznel görüşlerinin farkındayız ama bunları da tartışmaya değer bulduk ve tartışıyoruz :) İyi ki o yazıyı yazmışsın, bu sayede ele aldığın konuyu irdelemiş olduk.

2) Ben, yazıdaki bazı noktaların oluşturduğu "genelleme" eğiliminden rahatsız olarak karşı çıkmıştım, çünkü bu genellemeler dolayısıyla, senin de mesleki seçiminizi yaptığın fitness alanındaki bazı konularda da ciddi soru işaretleri oluşturulmuş ve altı boş bırakılmış oluyordu. Bu durumda senin, konunun bu boyutunu da dikkate almanız gerekirdi, yani zaten fitness ve powerlifting konularını da bilen biri olarak bunu yapmalıydın. Sitenin bağlamına uymayı kendi bilgi birikimini yok saymak pahasına göze alman ne kadar doğru oldu?

3) Bu konuyu aslında bir antropologa sormak lazım, çünkü belki de onların ellerindeki bulgular, bizim varsayım yapmamıza yeterli değildir (her iki görüşün de aksine bir bulgu yoksa her iki görüşteki varsayımlar da aynı ölçüde geçerli olabilir).

4) Sana katılıyorum ama halka açık yazılan yazıların "daha açık, detaylı ve anlaşılır" olması gerekir çünkü toplumun geneli, uzmanlığı olmadığı konularda -farkında bile olmadan- önyargılara sahiptir ve kelimeleri belirli kalıplarda algılar. Sonuçta senin yazı yazdığın yer de akademik bir ortam sayılmaz ve muhatapların da terimlerin tam ve doğru anlamını bilmiyor.

5) "Sivri" kelimesi TDK'ya göre, mecazen şu anlamdadır: "Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı". Bu anlamın dışında senin bu kelimeye yüklediğin anlamlar "hoş ve zarif" değilse bu benim sorunum olmamasına rağmen özür dilerim (çünkü TDK tanımı bile belki sana hoş gelmemiştir, bilemem) ama ben topluluk içinde seçtiğim kelimeleri "ortak değer" olan sözlüklere uygun olarak kullanmaya çalışıyorum çünkü kullanacağım kelimeleri muhatabıma danışma şansım yok, olsa da her kelimeyi danışacak değilim ki.

6) Evet, ben de bir üye olarak bu forumun kalitesinin farkındayım, hiçbir alıntı-çalıntı yazımız olmaz, üyelerimizi seçeriz; öyle ki, eğer senin e-posta adresinde yazan adını görmesem ve seni ismen tanımasaydım, başvuru yazın olmadığı için üyeliğini faal duruma geçirmeyecektim. Seçiciyiz ve bu sebeple senin gibi ne yazdığını bilen insanlarla bir arada oluyoruz. Azız ama özüz, forum pek hareketli değil ama boş yere üyelerini yoran çöplük bir forum da değil.

Foruma katılımının artmasını dilerim ve bizim siteye yazı göndermek istersen bu seçeneğin sana her zaman açık olduğunu bilmeni isterim. Farkındasındır ki Türkçe siteler arasında en iyi fitness sitesiyiz.

_________________
Forum Kuralları
Forumu Kolay Takip Etme Kılavuzu
Dailymotion Videolarını İzlemek İçin

Resim

http://www.facebook.com/bodytr.fitness
http://twitter.com/#!/BodyTR


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye