:) Valla ben "Sen bir Enkazsın" programına bile intervali koydum ve sık sık" hızlı koşma"yı önerdim, hatta hızlı koşma hakkında ayrı bir yazım bile var, inanmayan girsin siteye

Ben bu yazıda yazanlara "tamamen karşı" falan değilim, aksine, benim de antrenman âdetlerime uygun. Fakat koşuya biraz haksızlık edildiğini düşünüyorum, daha detaylı bir açıklama yapılmalıydı. Altuğ Bey de buraya gelerek bir açıklama yapabilir. Burada Burak Bey var, yüzme konusunda aramıza yeni katılan Cenk Bey var, bizler varız (hani biz de pek boş değilizdir ha

)...
Ahmet Aydın Hoca, zaten TV'den görmüşseniz sezmişsinizdir, mütevazı bir insan, gerçek bir bilim adamı. Ben Hoca'nın verdiği mücadele kadar ondaki mütevaziliği de tabiricaizse hayranım. Yukarıdaki mesajıma yanıt vererek "Beslenme Bülteni Forumlarını" kullanmamı salık vermiş fakat siteye aylardır üye olmama rağmen nedense bir tülrü giremedim, sistem hatası aldım durdum... Ben de o foruma yazacağımı yine buraya yazmak durumundayım:
(...) Doğada tek bir aktivite bile yoktur ki bu tür bir efor gerektirsin. (...)"Doğa" derken kastedilen nedir? Mesela antiloplar da dâhil midir?
"Sadece insanları ele alsak bile, insanlar en basitinden 'göç' gibi aktivitelerde uzun yürüyüşler yapmamışlar mıdır?" diyecek olduğumuzda, yazının "yürüyüşe olur verip uzun sayılabilecek koşuları adeta yasakladığını görüyoruz. Fakat TD insanlarının uzun süreli sayılabilecek koşu yapmadığı ne malumdur? Hangimiz bir TD yaşadık ki o devrin yaşam tarzını iyice bilebilelim? Kaldı ki, bir yere hızlı gitmenin en iyi yolu koşmaktır, gideceğinzi yer yakın mesafede değilse de "hafif tempo" koşmak zorundasınızdır. Allah aşkına, TD insanlarının nasıl yaşadıklarını nereden biliyoruz? Ben demiyorum "deli gibi uzun uzun koşalım", ama kantarın topuzunu kaçırmış gibi de yazmak insanların kafasını karıştıracaktır.
(...) –hele bir de, genelde tavsiye edildiği gibi yüksek düzeyde rafine karbonhidratlarla desteklendiğinde- (...)Rafine karbonhidratlarla destekleyenler kimlerdir?
Yazıda "Düşük" ve "Yüksek" düzey aerobik egzersizlerden bahsedilmiştir, "düşük"ü anladık ama "yüksek" olanlar hangileridir, bu nasıl bir genellemedir? "Yüzme ve bisiklet" düşük düzey olurken "hafif tempo uzun koşu" yahut "kürek" nasıl olup da "yüksek düzey" olmaktadır. Belirleyici etmen nedir?
İnterval ve Ağırlık egzersizlerin "yararları" kadar muhtemel zararları da (yani riskleri) yok mudur? Neden bunlardan bahsedilmemiş?
Ben, uzun süreli koşuların şiddetli bir taraftarı değilim, tam aksine ağırlık ve interval egzersizlere taraftarım. Fakat antrene olmayan bir insan nasıl olup da "interval" çalışabilecektir? Antrene olmayan birine bunu yaptırmayı denediniz mi? İşte bu sebepten ben, öncelikle "yüksek düzey aerobik egzersizleri" bir geçiş olarak kullanmayı daha doğru buluyorum.
Yakın zamanda Norveç'te yapıldığı söylenen bir araştırmada, haftada bir defa 15-20 dakika interval egzersizin, uzun süreli aerboik antrenmanlardna daha yararlı olduğu "kanıtlanmış". Şahsen de bunu iyi anlıyorum, çünkü interval antrenmanın yaşattığı aerobik kapasite yükselmesini çok iyi biliyorum: Muazzam.
Fakat benim bildiğim interval antrenmanda, kalp, belirli bir atım yüzdesinin altında atmamalıdır ve ara ara maksimal atış sayısına yaklaşmalıdır. Durum böyle olunca da, kişinin öncelikle "koşuyla" ya da başka bir şekilde, aerobik kapasitesini arttırması gerekmektedir. Başlangıç seviyesi için interval antrenmanlar yapılabileceğini hiç sanmıyorum, denemesi bedava, tabii deneyebilecek kadar sağlam adam bulunursa.
Ayrıca, günümüzdeki pek çok sporda (başta futbol) bahsi geçen yüksek düzeyde aerobik antrenmanlar yapılmaktadır. Bu sporlar yasaklanmalı mı yoksa belirli bir yaştan sonra yaptırılmamalı mı?
Bana kalırsa, yüksek düzey aerobik egzersizler "geçiş" için mükemmeldir.
Sonuçta ise interval ve ağırlık egzersizleri daha iyidir, ancak bunların "daha iyi"liği bu yazıdaki gibi "biraz eksik" olarak anlatılmamalıydı, diye düşünüyorum.
Yüksek düzey aerobik antrenmanları yapan insanların antrenman esnasında öldüklerini ilk kez duymadık, örneğin rahmetli Prof. Dr. Yaşar Sevim ve sizin yazınızda bahsettiğiniz kişi... faka tbir de bu antrenmanlarla adeta hayata tutunanlara ne demeli? Örneğin Dick Hoyt?
Aklıma, Arnold Schwarzenegger'e "steroid kullandığı için öleceğini" söyleyen doktorların, Arnold'un açtığı dava sonucu "tazminata mahkûm edilmesi" geliyor. Arnold, kalp hastalığının "doğuştan" olduğu için, açtığı davayı kazanmıştı. İşte bunun gibi, uzun süreli koşuları savunan birinin, hem de koşu sırasında ölmesi nasıl koşuya bağlanmaktadır? Bakın, sağlıklı yaşamaya özen gösteren biri erken ölüp gidebilir, aynı şekilde sigara içki içen ve hareketsiz yaşayan bir obez 80'ine kadar yaşayabilir, bunlar neyi göstermektedir? Uzun süreli koşularla "bilimsel" olarak nasıl bağdaştırılmaktadır, bu bilginin bu yazıdaki "amacı" nedir?
Yine aklıma, (nefes nefese kaldıkları için) basketbol maçı bile yapamadığımız "badiciler" geliyor. Bu kişiler nasıl olup da bir sabah kalktıklarında aniden interval antrenmana başlayabileceklerdir?
Ben koşu bandı gibi zımbırtılara karşıyım ve mecbur kalınmadıkça kesinlikle kullanılmamasını istiyorum, fakat doğada yapılan ve bizi interval antrenmanalra hazırlayan ve yaşımız, sağlığımız uygunsa 30-40 dakikalık koşu antrenmanlarına da taraftarım.