Insan vucudu cok degisik kosullara uyum saglayabiliyor. Degisik iklimlere, degisik beslenme aliskanliklarina adapte oluyor gayet guzel. Soguk iklimlerde yasayan topluluklar (Eskimolar vs) hemen hemen hic karbonhidrat yemeden gayet saglikli yasiyorlar. Bunun tam tersine, 2. dunya savasi sonrasi Japonyasinda hemen hemen hic yag yemeden yine saglikli-uzun yasandigi gozlemlenmis. Bu ikisinin arasi olan Akdeniz diyetiyle de uzun ve guzel yasaniyor. Ne anliyoruz o zaman? "En iyi beslenme sekli" diye bir sey yok. Bence tabii.
Uzerinde anlasilan gerekli gidalar var elbette.
-Dokularin yapi tasi olan ve diger besinlerden vucutta uretilemeyen gerekli (esansiyel) aminoasitleri almaliyiz. Bu aminoasitlerin en iyi kaynagi hayvansal proteinler.
-Yine gidalarla temin etmemiz gereken gerekli yaglar var. Bu yaglar da hayvansal gidalardan temin edilebilir. Gerekli yaglari ve aminoasitleri bitkisel gidalardan da temin etmek mumkun ama biraz daha zor.
-Gerekli vitamin ve mineraller de temin edilmeli. Bunlarin bazilari hayvansal gidalarda, digerleri de bitkisel gidalarda bol bulunuyor.
-En son olarak da gerekli enerji (kalori) bir sekilde temin edilmeli. Bu enerji karbonhidrat, yag veya protein olarak alinabilir. Vucudumuz bu 3 makro gidayi da enerji olarak kullanabiliyor.
Eger bu dediklerim dogruysa, karbonhidratlarin gerekli olmadigi goruluyor. Icinde karbonhidrat olan bazi besinler gerekli ama karbonhidratin kendisi degil. Ihtiyacimiz olan karbonhidrat vucudumuzda diger makro gidalardan sentezlenebiliyor.
Bildigimiz diger seyler de var. Her ne yerse yesin, uzun ve saglikli yasayan topluluklarin ortak ozellikleri incelenirse, hepsinin de ihtiyaclarindan cok kalori almadiklarini goruyoruz. Eskimolar 5-6 bin kalori aliyorlar ama o iklimde bu kadar kaloriyi yakiyorlar zaten. Japonlar da cok karb yemelerine ragmen aldiklari kalori az. Cagimizin problemi olan sismanligin asil sebebi tabii ki kalori fazlasi. Asagidaki linkte Amerikali bir profesorun sadece cukulata-sekerleme vs yiyerek ama az kalori alarak 12kg kaybettigi ve yapilan testlerde sagliginin da daha iyi ciktigi yazili.
http://edition.cnn.com/2010/HEALTH/11/0 ... index.htmlAsil problem sismanlik degil, cok kalori alimi. Sismanlik kalori aliminin sonucu olusuyor. Sismanlar dusuk kalorili diyete basladiklari zaman kisa sure icinde tansiyon, kan sekeri ve trigliserid seviyeleri azaliyor. Bu saglikli gelismeler daha gozle gorulur bir zayiflama olmadan ortaya cikiyor. Demekki, sismanlar sagliksizdir demek tam dogru degil. Dogrusu "cok yemek sagliksizdir" olmali.
Bence asil onemli nokta insanlarin neden ihtiyaclarindan fazla kalori aldiklarini tespit etmek. Benim de dogru buldugum fikre gore, son 100 yilda kullanimi cok artan seker, unlu ve yogun karbonhidrat iceren, kolay kana karisan gidalar sebeplerden biri. Yuksek miktardaki kan sekeri cok zararli oldugu icin vucudun savunma mekanizmasi yuksek miktarda insulin salgilamak. Yuksek miktarda insulin bu sefer kan sekerini cok azaltiyor ve beyin alarm verince de aclik hissi ortaya cikiyor. Al sana kisir dongu; yedikce acikiyoruz. Bunun tam tersi olarak, az veya yavas kana karisan karb alinirsa kan sekeri hep sabit kaliyor ve fazla insulin salgilanmasi, kan sekerinde asiri artma-azalma olmuyor. Gereginden fazla yeme durtusu azaliyor.
Tabii ki besinlere cok kolay ve ucuz ulasilabilmesi, hareketsizlik vs de etkenler. Dunyanin her yerinden gelen urunleri rahatca bulabiliyoruz ve her gun degisik tatlar almak mumkun oldugu icin acikmasak da keyif icin yiyebiliyoruz. Aklima su an gelmeyen neler neler de var.
Arkasi yarin....